SAHİH-İ MÜSLİM

     Konular Numaralar  

 

 

974 nolu Hadis’in İzahı:

 

Hattâbi diyor ki: «Hadis-i şerif, kabristana (Dâr) denilebileceğini gösteriyor ki, doğrudur. Zira lûgatta meskûn olan yere de, harâ bezâra da (Dâr) denilir.» Resulullah (Sallalhhü Aleyhi ve Sellem)'in kabristanda yatanlara selâm verdikten sonra «inşallah» tâbirini kullanarak: «Biz de size katılacağız.» demesi teberrük ve emr-i ilâhiyye imtisal içindir. Çünkü

 

Kur'an-ı Kerim'de :

 

«Sakın (inşaallah'ı söylemek sizin bir şey için (Ben, bunu yârın yaparım.) deme...) buyurularak her yapacağı iş için (inşaallah) tâbirini kullanması kendisine emrolunmuştur. Bâzıları, buradaki «inşaallah» ile aynen o kabristan kastedildiğini söylemişlerdir.

 

Baki': Medîne-i Münevvere' nin meşhur kabristanıdır. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ona «Bakî'-i Garkad» namını vermesi: Vaktiyle içinde büyük bir diken ağacı bulunduğundandır.

 

Hadisin ikinci rivayeti hakkında Ebû Alî El-Gassân-î şunları söylemiştir: «Bu hadîs «Sahîh-i Müslim»'deki maktu' hadislerden biridir. aynı zamanda râvîleri hakkında vehmolunmuştur. Zira aynı hadîsi Abdurrazzâk «Musannaf»'ında İbni Cüreyc'den tahric etmiştir. İbni Cüreyc: «Bana Muhammed b. Kays b. Mahreme haber verdi ki. Aişe'yi şöyle derken işitmiş; demiştir...»

 

Kaadi îyâz hadisin maktu olduğunu kabul etmemiş: «Bil'akis, hadîs müsneddir. Yalnız râvilerinin ismi verilmemişti. Bu ise munkatı' değil, meçhul bâbındandır. Çünkü munkatı'; Tabiî'nden önce, senedinden bir râvisi düşen hadistir. Bu hadîsin senedinde bir işkâl daha vardır ki, şudur: Müslim (Bana Haccâc-ı Â'ver'i dinleyen biri rivayet etti. Lâfız onundur; dediki: Bize Haccâcü'bnü Muhammed rivayet etti.) demiştir. Bu söz, Haccâc-ı Â'ver’in bu hadîsini Haccâcü'bnü Muhammed ismini taşıyan başka bir râviden naklettiği zannını veriyor. Hâlbuki hakikat öyle değildir. Haccâcü'bnü Muhammed hiç şüphesiz Haccac-ı A'ver'in kendisidir. Müslim'in sözü şöyle takdir edilir: (Bana Haccâc-ı A'ver'den dinleyen biri rivayet etti. Bu zât dediki: Bana Haccâcü'bnü Muhammed rivayet etti. Yâni Müslim muhaddisin sözünü hikâye etmiş demektir.» demiştir.

 

Fakat Nevevl, Kaadı'nın sözüne de İtiraz etmiş, îmam Müslim'in senedinde meçhul bir kimse bulunan bu hadisi buraya dercetmesinin mutemet bir rivayet olmak üzere değil, mütâbaat tarîki ile olduğunu binâenaleyh asıl itimât edilecek rivayeti sahih isnâdla bundan önce zikrettiği için ikinci rivayetin zikri hadîse zarar vermiyeceğini söylemiştir.

 

«Yâ Aişe! » sözü: Murahham bir münâdâdır. Böyle yerlerde iki vecih caiz olduğu için aynı kelimeyi «Yâ Âişu» okumak da caizdir.